Dermatologlar, daha bronz bir ten uğruna saatlerce güneş altında yatan insanları uyarıyor. Çünkü dostumuz güneş, aynı zamanda son derece tehlikeli ışınlar da yayıyor. Dermatologlar için bronz bir tenin dermatologlar için anlamı güzellik değil "deri hasarı"!
Güneşin insan yaşamı için yararlı etkileri olduğu tartışılmaz. Yeryüzüne
ulaşan güneş ışınları, D vitamininin sentezlenmesi, çeşitli zararlı
mikroorganizmaların yok edilmesi ve insan psikolojisi üzerindeki olumlu
etkileriyle vazgeçilmez bir enerji kaynağı. Ancak bu mucize ışın kaynağının hiç de
masum olmadığı bir gerçek…
Son yıllarda güneş ışınlarının etkilerinin tehlikeli boyutlara ulaşması güneşten daha fazla sakınma ihtiyacını da beraberinde getiriyor. Dermatologlar, özellikle daha bronz bir ten uğruna saatlerce güneş altında yatan insanları uyarıyor. Bronzluğun anlamı güzellik değil, deri hasarı!
Bronzlaşmak tüm dünyada moda olmasına karşın, dermatologlar için bronzluğun anlamı deri hasarı. Bronzlaşmanın derinin kendini koruma yöntemi olduğunu söyleyen uzmanlar, güneşe maruz kaldığımızda derinin melanositlerini ve melanosit içindeki pigment hücrelerini büyüterek kendini korumaya çalıştığını belirterek "Sonuç olarak deri ne kadar bronzsa o kadar hasar almış demektir. Deriye ulaşan güneş ışınlarının bir kısmı yansır bir kısmı da deri tarafından emilir ve depolanır" diyorlar.
Depolanan güneş ışınlarının hemen ortaya çıkan akut ya da yıllar sonra ortaya çıkabilecek kronik hasarlar oluşturduğunu söyleyen uzmanlar;
"Akut etkiler, güneş yanıkları ve güneş
alerjileridir. Güneş alerjileri güneşe maruz kaldıktan birkaç saat ile birkaç
gün içinde ortaya çıkan kızarıklık, ödem, ağrı, içi su toplayan kabarcıklar ve
soyulma şeklinde görülür. Şiddetli güneş yanıklarının olduğu bölgelerde yaşamın
ileri dönemlerinde özellikle melanom türü cilt kanserlerinin oluşma riski
yüksektir.
''Kronik etkiler ise deride lekeler, çillenme, kalınlaşma ve
kabalaşma, erken yaşlanma, kılcal damarlarda artış, deri esnekliğinin
kaybolması ve deri kanserleridir" diye uyarıyorlar.
KOZMETİKLERİN ETKİSİ
Güneşin son zamanlarda en sık
rastlanan etkilerinden biri de çeşitli kozmetik maddeler ,uygulamalar ve parfümler nedeniyle
meydana gelen foto duyarlanma. Kozmetik maddeler, kremler, parfümler,epilasyon ,depilasyon ugulamaları ve bazı
bitkiler ciltle temas ettikten sonra güneşe maruz kalındığında ciltte oluşan
kimyasal değişiklikler sonucunda, leke yapan, egzamayı taklit eden, damar
geniÅŸlemeleri yapan bir tablo yaratabiliyorlar. Bu duruma "fitofotodermatit"
deniyor. Buna genetik yatkınlığın neden olduğunu söyleyen , sistemik
olarak kullanılan bazı ilaçların da bu tablonun ortaya çıkmasına neden olduğunu
söyleyerek, "Aritmi ilaçları, diüretikler, ağrı kesici olarak
kullandığımız bazı ilaçlar, bazı antibiyotikler, sivilce tedavisinde kullanılan
tetrasiklin türevi antibiyotikler ve lokal olarak kullanılan ya da cilde temas
eden bazı maddeler, bazı bitkiler ve kokulu maddeler, güneşe maruz kalındıktan
sonra yaygın kızarıklık, kaşıntı, su toplama gibi deri lezyonlarına ve cilt lekelerine neden
olabilmektedirler. Buradaki en önemli faktör sebebin belirlenerek hastanın o
ortamdan uzaklaştırılması ve etkin bir güneş korumasıdır" diyor.
Güneşin akut ve kronik zararlı etkilerine maruz kalmamak için yaşamın her döneminde güneşten korunmanın bir yaşam biçimi olarak benimsenmesi gerekiyor."Çocuklar, yaşlılar ve açık tenliler güneşten korunmak konusunda özellikle duyarlı olmalı. Yaşam boyu aldığımız güneş miktarının yüzde 80`nini yaşamımızın ilk 18 yılında alıyoruz. Çocukluk ve ergenlik dönemlerinde oluşan akut, ciddi güneş yanıklarının yaşamımızın ileri dönemlerinde oluşacak cilt kanserleri için önemli bir risk faktörü oluşturduğunun bilinmesi gerekiyor. Güneşten korunma yöntemlerinin hiçbiri yüzde 100 koruyucu değildir. O yüzden koruyucu önlemlerin hepsi beraber uygulanmalıdır. Korunmak için; geniş kenarlı şapka, gözlük, sıkı dokunmuş -açık renkli giysiler gibi uygun giysiler kullanılmalı; güneş ışınlarının yeryüzüne dik geldiği 10.00-16.00 saatleri arası güneş ışınlarına maruz kalınmamalı; yaz aylarında mutlaka etkin bir güneş koruyucu kullanılmalıdır" diye konuşuyor.
Koruyucu seçerken nelere dikkat etmeli?
- Koruyucular UV ışınlarını absorbe etme, yansıtma ve dağıtma yolu ile deriye ulaşmasını engelleyen ilaçlardır.
Güneş koruyucu kremlerin etkinliğini, koruma faktörü (SPF) numaraları belirliyor. SPF numarası arttıkça koruma etkisi de artıyor. Yaz aylarında en az SPF 15; tip I ve II derililer için 30 ve üzeri güneş koruyucular kullanılmalı.
Güneş koruyucular güneşe çıkmadan 30 dakika önce sürülmeli su, terleme ile etkinliğinin azalacağını düşünerek 4 saat ara ile yenilenmeli.
İyi bir güneş koruyucu kokusuz ve renksiz; suya ve terlemeye dayanıklı; UVA ve UVB ye karşı koruyucu olmalı. Ayrıca tahriş edici özellikleri olmamalı.











