Cildiniz gençliğini doğum gününüzde bir anda kaybetmez. Bu kayıp aşama aşama yaşanır. İlk gençlik yıllarınızın sonlarında ve yirmili yaşlarınızda belki bütün gece oturabilir ve ertesi gün hiç de yorgun görünmeden uyanabilirsiniz! Cildiniz hâlâ canlı ve tazedir. Ancak otuzlu yaşlara geldiğinizde, hızlı geçen bir gecenin ardından cildiniz aynı tepkiyi vermemeye başlayacaktır. Çünkü ;yaşlandıkça, hücre yenilenmesi yavaşlar ve büyüme hormonları azalmaya başlar.
Ter ve yağ bezleri daha az çalışmaya başladığı zaman nem kaybını
hissetmeye başlarsınız. Bu sırada metabolizma da yavaşlar ve bu nedenle ne
hücreler yeteri kadar beslenebilir ne de atıklarını gerektiği gibi
atabilirler. Zamanla cildiniz sıkılığını ve ışıltısını kaybeder.
Serbest radikal hasarının geldiği kaynaklar artar. Bunun sebeplerinden
biri melanosit (melanin üreten hücreler] seviyesinin düşmesidir.
Melanin salgılanması cildinizi güneşten kaynaklanan serbest
radikallerin yarattığı hasara karşı korur.
Yaşlandıkça, cildiniz daha az kolajen, elastin ve hylauronic asit üretir. Dermisinizdeki fibroblastlar (ana kolajen ve elastin hücreleri) da her geçen yıl düşer. Kolajen bağlarınızda , cildinizin sarkmasına neden olan çapraz bağlanma gibi yapısal değişiklikler meydana gelir. Cildinizin bağışıklık sistemi zayıflar ve bu da cildinizin çok daha hassas bir hale gelmesi anlamına gelir. Cilt, önceleri tamamladığı hiçbir şeyi tamamlayamaz hale gelir. Yerleşik ve derin kırışıklıklar belirmeye başlar.
Zamanla, cildin alt tabakasındaki yağ hücreleri azalır, ama bunun aksine de göz altlarında birikerek göz altı torbalarına, çene altında sarkmaya sebep olabilirler. Yüzün genelinde kan damarları ve elastikiyet kaybı daha belirgin bir şekilde ortaya çıkmaya başlar. Aynı zamanda, cildin altında daha az yağ olduğunda, cildin kendini nemli tutabilmesi de zorlaşmaktadır. Son olarak, cildinizin pembeliğini kaybedersiniz, çünkü artık daha az kılcal damarınız vardır.
Dermisin incelmesi, kolajenin azalması, nem seviyesinin düşmesi, çapraz bağlanma yaşlanma belirtileridir. Genellikte yaşlanma belirtilerini otuz ya da otuz beş yaş civarında hissederiz, ama pek çok faktör bu süreci hızlandırabilir. Cildinizin yüzeyindeki kırışıklıklar, dermal tabakanızda yaşanan değişikliğin bir yansımasıdır. Değişiklikler epidermisinizde görünür halde olsa da, asıl hareketlilik içeride yaşanmaktadır. Ama diyet ve yaşam tarzınızla en çok etkileyeceğiniz yer de burasıdır.
Sonuç
olarak, cildiniz için yaptığınız uygun bakım sizi daha yavaş yaşlandıracaktır.











